Menfi Tespit ve İstirdat Davaları

Yayınlanma: 26 Aralık 2018Son Güncellenme: 06 Temmuz 2021
Menfi Tespit ve İstirdat Davaları

Konu Özeti

Menfi tespit ve istirdat davalarını açıkladığımız yazımızda özellikle takipten önce veya sonra açılabilen menfi tespit davasına uygulamada da sıkça rastlanmaktadır. İstirdat davası ise kendine ait olmadığını ileri sürdüğü borcu cebri icra tehdidinden dolayı ödemiş olan borçluya tanınan bir imkandır.

Bu konuda
  • Menfi tespit davasının niteliğini
  • Menfi tespit davasının açılma zamanlarını ve buna göre ayrı ayrı sonuçlarını
  • Menfi tespit davasının ilerleyişini
  • İstirdat davasının önemini
öğreneceksiniz.

Menfi Tespit Davası

Takipten Önce Menfi Tespit Davası

  • Borçlu, takibe başlanmadan önce, borcunun olmadığının tespitinde korunmaya değer bir yararının bulunması koşuluyla menfi tespit davası açabilir.
  • Borçlunun kendisine karşı başlatılan takipte ileri sürebileceği itirazlar için menfi tespit davası açmasında hukuki yararı yoktur. Zira menfi tespit davası açmamasında ki neden takipte de itiraz olarak ileri sürebilmesidir.
  • Borçlunun takipten önce menfi tespit davası açması, bu davadan sonra alacaklının başvuracağı takibi kendiliğinden önlemez veya durdurmaz. Borçlu teminat karşılığında mahkemeden, icra takibinin durması hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesini isteyebilir. Mahkeme talep ile tedbir kararı vermek zorunda değildir. Mahkeme, talebi ciddi görür ve borçlu alacağın %15’inden fazlasını bir teminat olarak verirse, icra takibinin durmasına karar verebilir.
  • Tedbir kararı ile takip yapılması engellenmez. Sadece takibin olduğu yerde durmasını ve ilerlememesini sağlar.
  • Tedbir kararından sonra, alacaklının itirazın kaldırılması yoluna başvurup başvuramayacağı veya icra mahkemesinin kaldırma kararı verip veremeyeceği tartışmalıdır. Alacaklı icra mahkemesine başvurabilir ve mahkeme tedbire rağmen itirazın kaldırılmasına karar verebilir. İtirazın kaldırılması davasının sonuçlarını doğurması, menfi tespit davasının sonuna ertelenmelidir.
Madde 72/1,2 – Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.

Takipten Sonra Menfi Tespit Davası

  • Takipten sonra açılacak davada da borçlunun hukuken yararı bulunmalıdır. Hukuki yarar dava şartı olup, mahkeme tarafından kendiliğinden gözetilmelidir. Ödeme emri üzerine itiraz ile takip durmuşsa, itirazın iptali davası açılmışsa borçlunun menfi tespit davası açmakta hukuki yararı yoktur.
  • Ödeme süresi içinde zamanaşımını ileri sürmeyen borçlu, itiraz süresi geçtikten sonra alacağın zamanaşımına uğradığını iddia ederek menfi tespit davası açamaz. Ancak itirazın kaldırılması talebi menfi tespit davası açılmasına engel değildir.
  • Ödeme emrine itiraz etmemiş borçlunun davayı açmakta hukuki yararı vardır. Yine itirazın kesin kaldırılması kararı sonra da borçlu davayı açabilir.
  • Takipten sonra açılan menfi tespit davası kendiliğinden takibi durdurmaz. Tedbir kararı alınması da sonucu değiştirmeyecektir. Ancak mahkeme takip sonunda tahsil edilecek paranın alacaklıya ödenmemesi için, alacağın %15’inden az olmayan bir teminat karşılığı ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
  • Takipten sonra açılan menfi tespit davası ile borçlunun mallarının haczedilmesi ve satılması önlenemez.
  • Uygulamada, haciz yapılmamış veya satış gerçekleşmemiş ise, borçlunun borç miktarını icra dairesine ödeyerek ve paranın alacaklıya ödenmemesi için mahkemeden ihtiyati tedbir kararı alarak takibin durmasını sağlayabileceği kabul edilmektedir. Bu durumda borçlunun malları haczedilmiş ise haciz kalkar, satış yapılmaz. Ayrıca para gösterilen teminat karşılığı davanın sonuna kadar alacaklıya ödenmez.
  • Borçlu en az borcun %100’ü + %15’i teminat olarak gösterilmesi şartıyla takibi durdurabilecektir. Borçlu borcun tamamını icra dairesine yatırdıktan sonra, ilaveten borcun %15’ini teminat olarak göstermek zorundadır.
  • Adi senetteki imza veya yazı, sahibi tarafından inkar edilirse, genel mahkemelerde açılan menfi tespit davası ile karar verilene kadar o senet herhangi bir işleme alınmaz, delil olarak kabul edilmez. Bu senede dayanılarak yürütülen işlemlerde duracaktır.
  • Sahteliği iddiası bulunan senedin esas alınamayacağı hükmü emredici bir hüküm olduğu için takibi kendiliğinden durduracaktır. Aksi takdirde şikayet yoluna başvurulabilir. Takip durmadıysa menfi tespit davasını inceleyen mahkemeye ihtiyati tedbir kararı aldırılarak takip durdurulur. Tedbir hiçbir işlemin yapılamaması, dava sonuna kadar takibin durması yönünde olmalıdır.

Reklam

Madde 72/3 – İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.

Usul

  • Dava borçlu tarafından alacaklıya karşı açılmalıdır. Dava borcun alacaklıya ödenmesine kadar açılması gerekir. Borcun ödendikten sonra açılan dava istirdat davası olarak görülür.
  • Tespit davasında görevli mahkeme, miktarı ve değeri ne olursa olsun malvarlığını ilgilendirdiği için asliye hukuk mahkemesidir.
  • Yetkili mahkeme ise davalını yerleşim yeri mahkemesi veya takibe başlandıktan sonra dava açılmışsa, icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesidir. Yetki düzenlemesi kamu düzenine ilişkin değildir.
  • Dilekçe genel hükümlere göre düzenlenir ve taraf tazminat istiyorsa bunu da açıkça belirtmelidir.

Davanın Sonuçları

Davanın Kabulü ( Madde 72)

  • Davanın kabulü ile takip derhal durur ve hüküm kesinleştikten sonra da iptal edilir. Borçlunun malları haczedilmiş ise haciz kalkar, satılmışsa satış bedeli borçluya ödenir.
  • Bu dava ile borçlunun borcunun olmadığı kesin hükümle tespit edilir. Daha önce borçlu aleyhine hükmedilen tazminat ve para cezaları da kalkar.
  • Alacaklı borçluyu menfi tespit davası açması için zorladığı, takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu görüldüğü durumda borçlunun talebi üzerine, dava sebebiyle uğradığı zararın da alacaklıdan tahsilini isteyebilir. Takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olamaz. Alacaklının haksız ve kötü niyetli olması ispat edilmelidir ve iki şartta bulunmalıdır.
Madde 72/5 – Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.

Davanın Reddi

  • Davanın reddi ile borcun varlığı kesin olarak tespit edilmiş olur. Borçlu lehine tedbir kararı verilmiş ise kaldırılır ve takibe devam edilir. Borçlu aleyhine verilmiş olan tazminat ve para cezaları da tahsil edilebilir.
  • Alacaklının tedbir nedeniyle alacağını geç almasında dolayı, talebi olmasa bile mahkeme borçluyu takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak kaydıyla tazminata mahkum eder. Eğer tedbir kararı alınmamış ise mahkeme borçluyu tazminata mahkum edemez. Alacaklı tazminatı borçlunun yatırmış olduğu teminattan karşılar.
Madde 72/4 – Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez.

Reklam

İstirdat Davası (madde 72/6-8)

  • İstirdat davası da menfi tespit davası ile aynı kanun maddesinde düzenlenmiştir. İstirdat davası 72. maddenin 6 ile 8. maddeleri arasında geçmektedir.
  • Borçlu takip konusu borcu ödemesinden dolayı artık menfi tespit davası açamayacaktır. Borcu ödemesine rağmen gerçekte borçlu olduğunu düşünmüyorsa, cebri icra tehdidi altında borcu ödeyen borçlu ödediği paranın geri verilmesi için istirdat davası açabilir. Önce menfi tespit davası açılmışsa bu dava da istirdat davasına dönüşür.
  • İstirdat davası borçlu bakımından bir eda davasıdır ve sebepsiz zenginleşmeye benzerdir.

Şartları

  1. Borç Olmayan Bir Paranın Ödenmiş Olması
    • Borçlu maddi hukuk bakımından borçlu olmadığı parayı ödemişse istirdat davası açabilecektir. Takip sırasında yapılan ödemenin hiçbir maddi hukuk sebebine dayanmamalıdır. Takip sırasında eksik borçlar ödenmişse bunun için istirdat davası açılamaz.
    • Borçlu bu davada borcu olmadığını ve parayı ödememesi gerektiğini ispat etmelidir.
  2. Paranın İcra Takibi Sırasında Ödenmiş Olması
    • Bir diğer şart ise borç olmayan paranın takip sırasında ödenmesidir. Borçlu takipte ödenen paranın tamamı için değil, borçlu olmadığını düşündüğü miktarı için davayı açmalıdır.
  3. Para Cebri İcra Tehdidi Altında Ödenmelidir
    • Takip henüz kesinleşmeden yapılan ödemeler cebri icra tehdidi altında yapılmış sayılmazlar. Çünkü borçlunun takip kesinleşmeden itiraz edebilecektir. Ödeme emrine itiraz etmeyen borçlu, takip kesinleştikten sonra borcunu öderse istirdat davası açabilir.
    • Takip başlamadan, ödeme emri gönderilmeden alınan ihtiyati haciz tehdidine karşı borçlu ödemede bulunmuşsa bu durumda da istirdat davası açamayacaktır.
  4. Davanın 1 YIL İçinde Açılmış Olması
    • Borç olmayan paranın icra dairesi hesabına yatırılmasıyla 1 yıllık süre işlemeye başlar. Bu süre hak düşürücü niteliktedir. Mahkeme kendiliğinden sürenin geçip geçmediğini dikkate alacaktır.
    • Bir yıllık süre geçtikten sonra sebepsiz zenginleşme davası açılıp açılamayacağı tartışmalıdır.

Yargılama Usulü

  • Davacı borçlu, davalı ise alacaklıdır. Dava genel mahkemelerde açılır. Malvarlığına ilişkin olduğu için görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Yetki bakımından ise davalının yerleşim yeri veya icra takibinin yapıldığı yer mahkemesi yetkilidir.
  • Davada genel ispat kuralları geçerlidir. Borçlu paranın neden geri verilmesi gerektiğini ispat etmelidir.

Sonuçları

  • Dava kabul edilirse, borçlunun ödediği paranın, harç ve giderleriyle beraber borçluya geri ödenmesine karar verilir. Davalı ayrıca yargılama giderlerine mahkum edilir.
  • Dava reddedilirse, borçlu bu dava nedeniyle sadece yargılama giderlerine mahkum edilir.
  • Dava sonunda verilen hüküm kesin hüküm teşkil eder.
  • Davanın sonunda taraflardan birisi üzerine tazminat kararı verilmesi kanunda düzenlenmemiştir. Dolayısıyla tazminata hükmedilmeyecektir.
Madde 72/6,7,8 –Borçlu, menfi tespit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir. Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir.
Menfi tespit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazım gelmediğini ispata mecburdur.

Reklam

Benzer İçerikler
Rehnin Paraya Çevrilmesi Yoluyla Takip – Taşınmaz Rehni
İcra İflas Hukuku

Rehnin Paraya Çevrilmesi Yoluyla Takip – Taşınmaz Rehni

Rehinli mallara yönelik takipler için rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibe başvurulabilir. Rehnin...

İçeriğe Git>
Tasfiye İşlemi ve Alacaklılar Toplantısı
İcra İflas Hukuku

Tasfiye İşlemi ve Alacaklılar Toplantısı

İflas masasının oluşmasından sonra gerekli işlemler yapılarak malların tespiti ve muhafazası sağlanı...

İçeriğe Git>
İflas Organları ve İflasa Tabi Olanlar
İcra İflas Hukuku

İflas Organları ve İflasa Tabi Olanlar

İflas hukukuna yönelik olarak genel özelliklerin bahsedildiği yazımızda iflasa tabi olanlar, iflas i...

İçeriğe Git>
İhtiyati Haciz
İcra İflas Hukuku

İhtiyati Haciz

HMK'da düzenlenen geçici hukuki korumalar gibi İcra İflas Kanununda da geçici hukuki korumalara yer...

İçeriğe Git>
İtirazın Kesin Kaldırılması
İcra İflas Hukuku

İtirazın Kesin Kaldırılması

Borçlunun itirazı ile duran takibe devam edilebilmesi için alacaklının itirazı bertaraf etmesi gerek...

İçeriğe Git>
İhtiyati Tedbir Talebi
Medeni Usul Hukuku

İhtiyati Tedbir Talebi

Geçici hukuki koruma olarak ihtiyati tedbir HMK'da düzenlenmiştir. İhtiyati haciz, ihtiyati tedbir i...

İçeriğe Git>
Copyright © 2022 Bikifi
Instagram Logo
Twitter Logo
Facebook Logo